o etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
o etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mart 2010 Salı

Obscenitas

Çağdaş batı dillerinin neredeyse tamamına geçmiş olan, ahlâkî düzlemdeki kirliliği, bozukluğu, çürümüşlüğü gösteren ismin (Alm. obszönität, Çek. obscénnost, Fr. obscénité, Flem. obsceniteit, Gal. obscenidades, İng. obscenity, İsp. obscenidad, İsv. obscenitet, İt. oscenità, Kat. obscenitat, Nor. obskønitet, Por. obscenidade, Rom. obscenitate, Slov. obscénnost, Sloven. opolzkost) Latincedeki ilk/yakın akrabası budur. Obscoenitas ve obscaenitas şekillerine de rastlanabilir.

İsmin yapısına baktığımızda ob- önekinin sırıttığını görüyoruz. Bu açıdan bakıldığında obscenitas bir birleşik isimdir. Şu şekilde oluşmuştur: ob + caenum + tas.

Ob- genelde "-den dolayı" manasında bir önek olup, birlikte gittiği ifadenin cümlede neden olarak belirmesini sağlar. Caenum ise obscenitas'ın merkezindeki isim olup ilk anlamı "çamur", "kir" vb. fizikî lekeler üzerinde şekillenir. Plautus "kirli eş" anlamında kullandığına göre bir hatundan bahsederken, ahlâkî anlamda lekeliliği de veriyor olmalı. Latincedeki -tas eki ise İngilizcedeki -(n)ty eki gibi soyut anlamlılığı gösterir.

O hâlde ob+caenum yapısından ilkin bir sıfat doğuyor: "Kirli", "lekeli", "şeytanî", "kanı bozuk" gibi anlamlara gelen obscenus. Yukarıda bahsettiğim gibi soyut anlamlılık katan -tas eki de buna eklemlenince başlıktaki isme ulaşmış oluyoruz: "Kirlilik", "lekelilik", "şeytanîlik", "kanı bozukluk", "ahlâksızlık" ve hatta "müstehcenlik".
 
 

21 Şubat 2009 Cumartesi

Occasio

Latincede occasio, "fırsat", "uygun zaman", "uygun durum", "müsait"(an occasion, opportunity, fit time, convenient season, favorable moment) manalarını verir (occasio est pars temporis, habens in se alicujus rei idoneam faciendi aut non faciendi opportunitatem ... in occasione, ad spatium temporis, faciendi quaedam opportunitas intellegitur adjuncta, Cic. Inv. 1, 27, 40: tempus actionis opportunum Graece εὐκαιρία, Latine appellatur occasio, id. Off. 1, 40, 142). Sinonimleri: opportunitas, locus, facultas'tır.

Modern dillere de geçmiştir: İng. occasion, İt. occasione, Por. ocasião, İsp. ocasión, Fr. occasion.


http://www.visualthesaurus.com/landing/?word=occasion&lang=en&ad=tdc.small

16 Ocak 2009 Cuma

Opuscule

İngilizcedeki "Opuscule" ismi genelde Türkçeye "Küçük yapıt" (A small work; esp. a short or minor literary or musical work) olarak çevrilir. Kökenini incelemeye başlamadan evvel Oxford English Dictionary'nin yardımıyla kullanımına örnekler verelim:

c1530 R. WHITFORD (title) Here foloweth .ii. opuscules or smale werkes of Saynt Bonauenture.
1656 T. BLOUNT Glossographia, Opuscule, a little work, a little labor. 1777 T. TWINING Let. 30 Aug. (1991) I. 137 Have you heard any more of Mr. Mason's projected opuscule about Music? a1851 in Thackeray Christmas Bks. (1872) 127 To put forth certain opuscules, denominated ‘Christmas Books’. 1885 Bookseller July 649/1 His customers refused to pay a shilling for a tiny opuscule which should have been sold for sixpence. 1910 Encycl. Brit. I. 550/2 The opuscule (4th century) known as Alexandri magni iter ad Paradisum, a fable of Eastern origin directed against ambition. 1975 Times Lit. Suppl. 19 Dec. 1508/3 Frederick Forsyth has taken a rest from his blockbusting semi-documentaries to throw off this pleasing opuscule about a young RAF pilot flying home from Germany at Christmas. 1991 Jrnl. Islamic Stud. 2 191 In various fragments and opuscules Pascal outlined two different ways of reaching the truth.

İsmin kökenine dalmak, ismi derinlemesine incelemek istediğimizde ilk anımsadığımız Latincedeki "küçük iş" manasındaki "opusculum" ismidir. İngilizcedeki -cule ekinin eklendiği isme kattığı "küçüklük, azlık" manasını katışı gibi Latincede de -culus/m eki aynı manayı katar. Bu durumda Latincedeki "iş, zanaat, çalışma, eser, kitap, yapı" gibi manalara gelen "opus" (ŏpus, ĕris, n.: quod in opere faciundo operae consumis tuae, in doing your work, Ter. Heaut. 1, 1, 21: menses octo continuos opus hic non defuit, cum vas nullum fieret, nisi aureum, Cic. Verr. 2, 4, 24, § 54: oratio in causarum contentionibus magnum est quoddam opus, atque haud sciam, an de humanisoperibus longe maximum, id. de Or. 2, 17, 71.) isminin sonuna eklenen -culum eki söz konusu manaların küçük halleri olarak düşünülebilir. Opusculum'un ( Myrmecides minutorum opusculorum fabricator, Cic. Ac. 2, 38, 120: accipies igitur hoc parvum opusculum lucubratum his jam contractioribus noctibus, id. Par. prooem. § 5: Cassi Parmensis, Hor. Ep. 1, 4, 3: mea, id. ib. 1, 19, 35) opus'tan gelişini bu şekilde açıklamış oluyoruz. Bu durumda İngilizcedeki Opuscule'nin (İt. opuscolo, Fr. opuscule, İsp. opúsculo) Latincedeki en eski atası opus ismi gibi duruyor. Charlton T. Lewis'in 1879 tarihli sözlüğünde de (Charles Short [1879], A Latin Dictionary; Founded on Andrews'edition of Freund's Latin dictionary [Trustees of Tufts University, Oxford]) geçtiği gibi Opus ismi de Sanskritçedeki "iş" manasındaki "ap-as" kelimesinden gelmektedir.