c etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
c etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2012 Çarşamba

Compotatio

Yunancadaki "şölen" anlamına gelen συμποσιον (symposion) teriminin Latincesi olarak compotatio'nun kullanıldığını gördüm bir metinde. Kelime com + potatio bileşiminden oluşuyor, com- önekinin etkisinden evvelce defalarca bahsetmiştik. Potatio ise "içmek" anlamındaki potare fiilinden türetilmiş olan, sonu  -io'lu soyut bir isimdir. "İçme(k), içim" anlamındadır. Com da "birliktelik" anlamını verdiğine göre, compotatio'yu "birlikte içme" olarak çevirebiliriz.

Charlton T. Lewis'in sözlüğünde "muhtemelen sadece Cicero tarafından kullanılmıştır" uyarısıyla veriliyor bu isim (bkz. De Senectute 13.45), dolayısıyla ilkin onun tarafından edebiyatta kullanıldığı söylenebilir (halk Latincesinde olup olmadığını bilmiyoruz, en azından şimdilik bunu araştırmadım). 

Birçok modern dile geçmiş olduğunu görüyoruz, örneğin İngilizcesi compotation. Hatta Azericede kompot, Arnavutçada komposto, Bask dilinde compote, Fincede kompotti, Portekizcede compota, Rumencede compot, Çağdaş Yunancada κομπόστα, vs.
   

5 Şubat 2009 Perşembe

Consonus

Latincede consonus (con-sŏnus, a, um) "birlikte ses veren", "uygun", "münsaip", "uyumlu" (harmonious) manalarındadır (Ov. M. 13, 610; id. Am. 1, 8, 60; Sil. 17, 448). Bu sıfat, "birlikte ses vermek", "uygun olmak", "uyumlu olmak" gibi manalarındaki consono fiilinden (con-sŏno, ŭi) gelmektedir (apes evolaturae consonant vehementer, Varr. R. R. 3, 16, 30: cum omne tibiarum genus organorumque consonuit, fit concentus ex dissonis, Sen. Ep. 84, 10). Modern dillere de geçmiştir: İng. consonant, Alm. Konsonanten, Çek. konsonantní, Dan. konsonant, Endo. konsonan, Fin. konsonantti, Fr. consonne, Gal. consoantes, Hır. konsonantski, İsp. consonante, İsv. konsonant, İt. consonante, Let. konsonants, Mal. konsonanti, Nor. konsonant, Por. consoantes, Rom. consoană, Slo. Konsonantski.

1 Şubat 2009 Pazar

Comprehensio

comprĕhensĭo (conp-), ōnis, f. id.,

Latincede "düşünceyi yakalama”, “tutma”, “anlayış”, “idrak”, “sözcükleri bir tam cümle içinde toplama”, "algı", "fikir" gibi anlamlara gelen bu kelime (İng. comprehension, İt. comprensione, Por. compreensão, İsp. comprensión - comprensión, Gal. comprensión, Fr. compréhension, Dutch. comprehensie), Y. Kenan Yonarsoy'un Cicero'nun Felsefi Terminolojisi adlı çalışmasında da (Doktora Tezi, İst. Üniv. Edeb. Fak. Yay. No:2865, İstanbul 1982) belirttiği gibi Cicero tarafından teşkil edilmiş olabilir. Kelimeye ilk olarak ve klasik çağda yalnız Cicero'da rastlanması da onun teşkil ettiğinin bir kanıtı olabilir. Terimleştiği söylenemez (sf.85) (mens amplectitur maxime cognitionem et istam κατάληψιν, quam, ut dixi, verbum e verbo exprimentes comprehensionem dicemus, cum ipsam per se amat, Cic. Ac. 2, 16, 31; krş. id. ib. 1, 11, 41 et saep.).

Prof. Dr. Teoman Duralı (İstanbul Üniversitesi, Felsefe Bölümü) hocamız Türkcenin Felsefe-Bilim Sözlüğü kapsamında (Kutadgubilig Dergisi, muhtelif sayılar) "Anlama" maddesinde (T. Duralı, "Türkcenin Felsefe-Bilim Sözlüğü", Kutadgubilig, S. 6 [Ekim 2004], Sf. 294-295) şu açımlamayı yapıyor:

(1) 'Anlama'nın tam karşılığını, bir tek, Yunanca ile Almancada buluyoruz; öteki dillerdeyse yaklaşık mütekâbilleriyle karşılaşıyoruz.
(2) 'Anlama', 'anlamlandırma' işleminin ilk ve en önemli basamağını oluşturur. Duyumlama safhasında edilginlik söz konusudur. Duyumlananın duyumlayanca belirlenmesiyle etkinlik aşaması başgösterir. Duyumlananın duyumlayan tarafından belirlenmesi 'anlama'dır. 'Anlama'nın olması, bilinç durumudur. Bilinçli durumda olmayan anlayamaz. Şu durumda 'anlama'nın başta gelen şartı 'bilinç'tir. 'Bilinçli' kaldıkça kişi, 'anlama' imkânına da sahiptir.
(3) Bilinçli hâlde kişi, her şeyden önce kendini bilir. Kendini bilme durumunaysa, 'özbilinç' denir. 'Özbilinc'inde olan, metafizik lisanda (Fr. jargon), 'özne'dir (Gerçi 'özne' dilbilgisinde de geçer; ama burada söz konusu olan, metafizik bağlamdır). Kendi 'benini bilen 'özne', ben-dışı'na yöneldiğinde, karşılaştığı 'nesne' alanıdır. 'Anlama', evvelemirde, benin, 'ben-dışı'ndan aldığı duyu verileriyle işlerlik kazanır. 'Ben-dışı', 'özne'nin kendi 'ben'ini anlamasında da etkilidir. O hâlde 'ben' ile 'ben-dışı' dialektik bir ilişki içerisinde yol alır ve buradan 'öznel' —yânî, 'ben'e ilişkin— ile öznel-olmayan' —demekki 'ben-dışı'na dair— 'anlama' ortaya çıkar. Öznel-olmayan', karşılaşılan, kişi yahut herhangi bir olay neviinden, 'nesne'dir. Karşılaşmada 'ben-dışı' olayını yahut varolanını 'ben'e bildiren 'duyu verisi'dir. 'Duyu verisi', 'ben' tarafından duyulur/duyumlanır. 'Duyumlama' salt bir fizyolojik vakıa olup henüz anlamlan/dırıl/mış değildir. 'Duyumlama'nın 'yorum'uyla (Alm. Ausdeutung; Fr. interpretation) 'anlamlandırma' işleyişi (Fr. mechanisme) ile işlemi (Fr. operation) yürürlüğe girer. Bu safhaya da 'algılama' denir. Immanuel Kant'ın deyişiyle 'duyumlanırlığ'ın (Âsthetik) saflarında bulunan algı'yla 'anlama', bundan da 'bilgi' ortaya çıkar. Şu durumda 'anlama', 'algı'yla başlar. Haddizatında 'algı', fizik - fizyolojik işleyişin sonucu; 'anlama'ysa, 'bilgisel' (Fr. cognitif) sürecin başlangıcıdır. Görüldüğü gibi, 'duyumlama' kendi başına, yânî 'algı'ya dönüşmedikçe, 'anlama'dan yoksunluk demek olup 'anlamdışı'dır.

'Duyumlama'nın 'yorum'u 'anlama'yı doğurur. 'Anlama'nın 'doğuş'u 'algı'dır.
'Anlama' etkinliktir. Etkinliğin sonucunda ortaya çıkan 'anlam'dır. 'Anlama -anlamlandırma' bir düşünme etkinliğinden başka bir şey değildir. Yorumlama' koyulaşıp yoğunlaştıkça düşünme ile onun verimi olan düşünce de karmaşıklaşır. 'Anlama', 'duyumlama'nın 'yorum'undan doğar dedik. Anlama'nın bu başlangıç safhasına da 'algı' aşaması denmişti. 'Yorum'un yorum'una gelince, bu da, 'tefsîr'dir. (Alm. Auslegung; Fr. commentaire)

'Yorum', basit düşünme etkinliğidir. 'Tefsîr'e baktığımızdaysa, burada basit düşünmeden doğan 'düşünce' üzerine düşünme etkinliği yer alır. Şu son saydığımız, artık, 'teemmüllü (Fr. reflexif) düşünme' etkinliğidir. Bu ise, 'anlama'nın 'idrâk' (Fr. aperception) merhâlesidir.

Kaynak:
Richard Schaeffler: "Verstehen", 1628. 1641.syflr, "Handbuch philosop-hischer Grundbegriffe", çıkaranlar: Hermann Krings, Hans Michael Baum-gartner & Christoph Wild; Kösel Verlag, Münih, 1974.