d etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
d etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Aralık 2010 Pazartesi

Discursus

Kimi çağdaş italik dillerdeki disco(u)rs- kökünün temelinde Latincedeki discurrere fiili bulunuyor. Bu fiil İ.S. 1. yy.'a kadar çok kullanılmış değil, ancak yaygın olarak kullanılan bir atası var, o da dis- önekinin eklemlendiği cursus ismi. Cursus ilkin "koşma" anlamındaysa da, daha sonradan "yol, rota, geçit, yolculuk" gibi söz konusu koşma eyleminin gerçekleştiği yeri de kimlikler olmuştur. 

Tekrar discurrere fiiline dönersek, bahsettiğim cursus isminden ötürü discurrere fiili de ilkin "farklı yönlere koşma, koşma", ikinci olaraksa "çapraz koşma/geçme" ve "aceleyle koşma" anlamında kullanılmıştır. Çok daha sonra (klasik-sonrası dönemde) bu anlamından hareketle "bir şeyi uzun bir süre boyunca anlatma" anlamına kavuşmuştur (örneğinz bkz. Ammianus 17.4), Türkçedeki güzel tesadüfle söylersek, anlam "koşma"dan, "konuşma"ya doğru kaymıştır.

Bahsettiğim discurrere fiilinden türeyen, başlıktaki discursus ise, anlaşılacağı üzere, klasik sonrası dönemde, "bir yerden bir yere, bir yer etrafında koşma", "adım", "yürüyüş" anlamlarında kullanılmıştır. Çok daha geç dönemde ise (yani geç dönem Latincesinde) anlam, discurrere'de olduğu gibi "konuşma"ya dönmüştür. yani İtalyancadaki discorso ya da Fransızcadaki discours gibi İngilizcedeki discourse da discursus'tan gelir. Ancak discursus, bahsedilen isimlerin babasıysa, discurrere de onun babası yani o isimlerin dedesidir. En büyük paşa dede ise cursus ismidir.



12 Kasım 2009 Perşembe

Değer

Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı, bir süredir Kutadgubilig: Felsefe-Bilim Araştırmaları dergisinde "Türkçenin Felsefe - Bilim Sözlüğü" başlığı altında bir sözlük yayınlıyor. Sözlük, derginin 16. sayısında (Ekim 2009) "Deneysel" kelimesine kadar gelmiş durumda. Hocanın sözlüğü tamamlayıp, ayrıca yayınlayacağını düşünüyorum. Daha önce görmemişlere bir fikir vermesi açısından, bu nadide sözlük çalışmasındaki (derginin son sayısında bulunan) "Değer" maddesini burada paylaşmak istiyorum. Yazıları büyük formatta okumak için sayfaların üzerine tıoklamanız yeterli.





13 Ağustos 2009 Perşembe

Determinizm

Determinizm; her olayın, diğer olaylara gerekli ve kaçınılmaz bir sonucu olduğunu ileri süren bir öğretidir. Sözlük anlamı olarak da; belirlenimcilik, gerekircilik anlamına gelen bu kelimeyi ayrıştırdığımız zaman; aşağıdaki sonuç ortaya çıkıyor:

de + termine + ism = Determinism kelimesini oluşturuyor.

De, Latince'den günümüze ulaşmış uzakta, olmayan anlamlarına gelen bir kelime iken, Determinism'de karşımıza bir önek olarak geliyor.
Kelimeye asıl anlamını veren termine; Latince sınır, limit, son anlamlarına gelen terminus fiilleşip terminare oluyor ve ardından de- öneki ile birleştirdiğimizde determinare kelimesini oluşturuyoruz.

Determinare ( Determino, avi, atum) : sınırlamak, limitlemek, kısıtlamak, belirlemek

de + terminus -> terminare ( Latin)
Determinare -> Determiner (Old Fr) -> Determine (Fr) -> Determine (İng)

Kelimenin sonuna eklenen -ism sonekini incelediğimiz de ise;
-izein (Greek iζειν) -> -izare (Latin) -> -ismos (Greek -ισμoς) -> -ismus (Latin) -> -ism (Fr) -> -ism (İng) -> -izm ( Tr) şeklinde bir sonuca ulaşıyoruz.


Modern dillerdeki hali; determinismo (İsp), determinismus (Alm), determinisme (Fr), determinism (ing) vb.


23 Ocak 2009 Cuma

Divinatio (Mantike)

Cicero’nun Latincede “divinatio” (karşılaştırın: augurium, auspicium, vaticinium, praesagium, praedictio) terimiyle karşıladığı Yunancadaki "mantike" (μαντική) "geleceği görme, kehanet" manalarını içerir. (Cic., De Nat. Deorum I. 20.55: “Sequitur mantike vestra, quae Latine divinatio dicitur,...”) Cicero’nun eserinde Epikurosçu Velleius’un Epikuros’un felsefesini överken her şeyi yazgıya bağlayan veya kehanetlerle açıklayan zihniyeti eleştirerek şöyle der: “Tabiatüstü güçlerin etkisiyle kahinlere, kuşların uçuşunu ya da ötüşünü yorumllayarak geleceği anlatanlara, rüya yorumcularına, bilicilerine önem vermemiz gerekirdi, oysa Epikuros’un sayesinde korkularından sıyrılmış olan bizler kendilerine ya da başkalarına zarar vermeye yeltenen tanrılarden çekinmiyoruz ki, olağanüstü görünen, kusursuz tabiat karşısında saygıyla eğiliyor, kutsal inançla tapınıyoruz.” (Cic., De Nat. Deorum I.20.55-56: “quanti autem haec philosophia aestimandast, cui tamquam aniculis, et his quidem indoctis, fato fieri videantur omnia. sequitur mantike vestra, quae Latine divinatio dicitur, qua tanta inbueremur superstitione si vos audire vellemus, ut haruspices augures harioli vates coniectores nobis essent colendi. His terroribus ab Epicuro soluti et in libertatem vindicati nec metuimus eos quos intellegimus nec sibi fingere ullam molestiam nec alteri quaerere, et pie sancteque colimus naturam excellentem atque praestantem.”)

Divinatio'nun (İng. divination, Por. divinação, İsp. adivinación, Fr. divinasïõ-divinatio, Dutch. divinatie, Fin. divina, İt. divinazione, Rom. divinaţie) Latincedeki kökenine bakarsak en eski ata olarak "ilahi", "göksel", "tanrı" manalarındaki divus (si divus, si diva, esset, in Liv. 7, 26) sıfatını görüyoruz. C. T. Lewis'in sözlüğünde divus'un Yunancadaki δῖος sıfatından geldiği belirtiliyor. Daha sonra "gökyüzü" manasındaki divum (netrum) ismi göze çarpıyor. Divinatio terimine yaklaştıkça karşımıza "önceden görmek, kehanette bulunmak" manalarında divino, -are fiili, "tanrısal","kehanete ait", "insanüstü", "fevkalbeşer" manalarında divinus sıfatı, "tanrıdan", "tanrısal etkiyle" manalarında divinitus zarfı, "tanrısal yapı", "tanrılık", "bilicilik" manalarında divinitas ismi çıkıyor.

Kelimenin İngilizcedeki seyri için Oxford Dictionary'nin hazırladığı çizelge şöyle:

c1374 CHAUCER Boeth. v. pr. iv. 125 (Camb. MS.) Marchus tullius, whan he deuynede the dyuynaciouns,{th}at is to seyn in his book {th}at he wroot of diuinaciouns. 1382 WYCLIF Acts xvi. 16 Sum wenche hauynge a spirit of dyuynacioun. 1387 TREVISA Higden (Rolls) III. 57 Ei{th}er seide {th}at [he] hadde {th}e better dyuynacioun of foules [felicius augurium]. 1555 EDEN Decades 309 To speke of thynges that shalbe, longe before they are, is a kynde of diuination. 1579-80 NORTH Plutarch (1895) 80 The flying of birds, which doe geue a happy divination to things to come. 1662 STILLINGFL. Orig. Sacr. II. iv. §1 The Gentiles hearkend unto Oracles and Divinations. 1712 ADDISON Spect. No. 505 {page}5 Among the many pretended arts of divination, there is none which so universally amuses as that by dreams. 1879 D. M. WALLACE Australas. v. 103 Divination is made by examination of the state of the body internally.